E-ticaret artık yalnızca “online satış kanalı” değil; marka büyütme, müşteri verisi toplama ve sürdürülebilir gelir yaratma aracı. 2026 itibarıyla e-ticaret sitesi kurmak isteyen marka sahipleri, KOBİ’ler ve CMO’lar için mesele “site açmak” değil, doğru temelle başlamak.
Bugün birçok işletme, hızlıca yayına çıkıp sonrasında performans, kârlılık veya ölçeklenebilirlik problemleriyle karşılaşıyor. Bunun temel nedeni, e-ticareti bir yazılım projesi gibi değil; iş modeli, operasyon ve pazarlama bütünlüğü olarak ele almamak.
Bu rehber, sıfırdan başlayan ya da mevcut işini dijitale taşımak isteyen markalar için hazırlanmıştır. Teknik detaylardan önce karar mekaniklerini, maliyetlerden önce öncelikleri, araçlardan önce stratejiyi ele alır.
Amaç basit: İlk günden doğru kurulan bir e-ticaret operasyonu.
E-Ticaret Sitesi Açma: Adım Adım Kurulum ve Maliyetler

E-ticaret sitesi açma süreci dışarıdan bakıldığında “alan adı al – site kur – ürün yükle” gibi görünür. Gerçekte ise bu süreç birbiriyle bağlantılı karar katmanlarından oluşur.
1. İş Modeli ve Satış Kurgusu
İlk adım yazılım değil, nasıl para kazanacağınızı netleştirmektir.
Kendi markanız mı satılacak, yoksa distribütörlük mü yapılacak?
Tek ürün mü, geniş katalog mu?
B2C mi, B2B mi, hibrit mi?
Bu kararlar; altyapı seçimini, ödeme sistemlerini ve pazarlama bütçesini doğrudan etkiler.
2. Altyapı ve Teknik Kurulum
Bu aşamada maliyetler görünür hâle gelir. 2026 itibarıyla ortalama bir e-ticaret sitesi için temel gider kalemleri şunlardır:
Alan adı (domain): Yıllık düşük maliyetli, ancak marka değeri yüksek bir yatırım
Hosting / altyapı: Aylık sabit gider
Tema / tasarım: Hazır veya özel tasarım tercihine göre değişken
Ödeme sistemleri: Komisyon bazlı maliyet
Kargo entegrasyonu: Sipariş başına değişken gider
Burada kritik nokta şudur: Düşük maliyetli başlamak ile yanlış altyapıyla başlamak aynı şey değildir.
3. İlk Yayın (Launch) ve Test
Site yayına alındığında süreç bitmez, başlar. Test siparişleri, ödeme akışları, e-posta bildirimleri ve mobil deneyim mutlaka kontrol edilmelidir. Bu aşama genellikle atlanır ve ilk müşteri deneyimi zarar görür.
E-Ticaret Sitesi Açmak İçin Gerekli Belgeler ve Süreçler
Türkiye’de e-ticaret yapmak, “Instagram’dan satış yapmak” ile aynı hukuki zeminde değildir. Düzenli ve sürdürülebilir satış için belirli resmi gereklilikler vardır.
Temel Gereklilikler
Şirket kuruluşu (şahıs, limited veya anonim)
Vergi levhası
Banka hesabı
e-Fatura / e-Arşiv altyapısı
Mesafeli Satış Sözleşmesi
İade ve cayma politikaları
KVKK ve çerez politikaları
Özellikle ödeme kuruluşları ve sanal POS sağlayıcıları, bu belgeler olmadan başvuru kabul etmez. Bu nedenle “önce siteyi kuralım, sonra şirketi hallederiz” yaklaşımı genellikle süreci uzatır.
CMO’lar için önemli bir not: Hukuki altyapısı eksik bir e-ticaret sitesi, reklam yatırımı için risklidir. Hesap kapatmaları ve ödeme blokeleri en sık yaşanan problemlerdendir.
Hazır E-Ticaret Altyapısı mı Özel Yazılım mı? Karşılaştırma

Bu soru neredeyse her projede masaya gelir ve çoğu zaman yanlış yerden cevaplanır.
Hazır Altyapılar (SaaS)
Hızlı kurulum
Teknik bakım gerektirmez
Başlangıç için idealdir
Aylık sabit maliyetlidir
Ancak uzun vadede:
Özelleştirme sınırları vardır
Operasyon büyüdükçe maliyet artar
Veriye ve koda erişim sınırlı olabilir
Özel Yazılım (Custom)
Tam kontrol ve esneklik
Büyük ekipler ve özel iş modelleri için uygundur
Yüksek başlangıç maliyeti
Sürekli teknik bakım gerektirir
Gerçekçi yaklaşım şudur: Çoğu KOBİ ve marka için ilk aşamada özel yazılım gereksizdir. Doğru yapılandırılmış bir hazır altyapı, milyon ciroya kadar yeterli performansı sağlar.
WooCommerce ile E-Ticaret Sitesi Kurma: Kurulumdan Satışa
WooCommerce, 2026 itibarıyla hâlâ en yaygın kullanılan açık kaynak e-ticaret çözümlerinden biridir. Bunun nedeni yalnızca “ücretsiz” olması değil; esnekliği ve ekosistemidir.
WooCommerce Ne Zaman Mantıklı?
İçerik + e-ticaret birlikte yürütülecekse
SEO ve blog odaklı büyüme hedefleniyorsa
Pazaryeri entegrasyonları ve özel kurgular gerekiyorsa
Teknik ekiple veya ajansla çalışılıyorsa
Kurulumdan Satışa Giden Yol
WordPress + hosting kurulumu
WooCommerce yapılandırması
Tema seçimi ve UX kurgusu
Ödeme ve kargo entegrasyonları
Vergi ve fatura ayarları
Test siparişleri
Yayın ve trafik çalışmaları
Burada en sık yapılan hata, WooCommerce’i “sadece eklenti” gibi görmek. Oysa WooCommerce, doğru yapılandırılmazsa performans ve güvenlik problemi yaratabilir. Bu yüzden teknik kurulum kadar doğru mimari de önemlidir.
E-Ticaret Sitesi Kurmak İçin Temel Plan
E-ticarette başarısız olan projelerin büyük bölümü teknik değil, stratejik eksiklerden dolayı başarısız olur. Altyapı doğru olabilir, reklam bütçesi ayrılmış olabilir; ancak temel plan net değilse site kısa sürede tıkanır. Bu bölüm, özellikle marka sahipleri ve CMO’lar için e-ticareti “operasyonel bir kanal”dan çıkarıp büyüme motoruna dönüştürmenin temelini ele alır.
Hedef Kitle ve Ürün Nişi Seçimi
E-ticarete başlarken yapılan en kritik hata, “herkese satma” refleksidir. Dijitalde rekabet, fiziksel dünyaya kıyasla çok daha yoğundur ve nişsiz markalar görünmez olur.
Doğru niş seçimi üç soruya net cevap verir:
Kime satıyorum? (demografi değil, ihtiyaç ve problem)
Neyi çözüyorum? (ürünün fonksiyonu değil, sağladığı fayda)
Neden benden alsın? (alternatiflere kıyasla fark)
Örneğin “spor giyim” bir niş değildir. “Evden çalışan, 30–45 yaş arası kadınlar için konfor odaklı spor giyim” ise pazarlanabilir bir niştir.
CMO perspektifinden bakıldığında, net bir niş:
Reklam hedeflemesini ucuzlatır
İçerik üretimini kolaylaştırır
Marka dilini keskinleştirir
Ürün nişi seçimi aynı zamanda stok riski, kargo maliyeti ve iade oranlarını da doğrudan etkiler. Bu nedenle yalnızca talep değil, operasyonel sürdürülebilirlik de hesaba katılmalıdır.
Rakip Analizi ve Fiyatlandırma Stratejisi
Rakip analizi, “kim kaç liraya satıyor”dan ibaret değildir. Sağlıklı bir analiz, pazarın nerede sıkıştığını ve nerede boşluk olduğunu gösterir.
Analizde bakılması gereken temel noktalar:
Ürün çeşitliliği ve derinliği
Fiyat bandı ve kampanya sıklığı
Kargo ve teslimat vaatleri
İade politikaları
Müşteri yorumları ve şikâyetler
Özellikle yorumlar, rakiplerin zayıf karnını gösterir. Geç teslimat, yetersiz müşteri desteği veya yanıltıcı ürün görselleri gibi konular, doğru konumlanan markalar için fırsattır.
Fiyatlandırma tarafında ise yalnızca rakip bazlı değil, marj bazlı düşünülmelidir.
Ürün maliyeti
Kargo ve paketleme
Pazaryeri komisyonları (varsa)
Reklam maliyetleri
İade oranları
Bu kalemler hesaba katılmadan yapılan “rekabetçi fiyat” stratejisi, yüksek ciro ama düşük kârlılıkla sonuçlanır. Özellikle KOBİ’lerde bu durum, büyüdükçe zarar eden operasyonlara yol açar.
Marka Konumlandırma ve Değer Önerisi
E-ticarette marka, logo veya renk paletinden ibaret değildir. Marka, müşterinin zihnindeki kısa cümledir. Bu cümle net değilse, reklamlar da satışlar da zayıf kalır.
Güçlü bir değer önerisi şu soruya cevap verir: “Bu siteye giren biri, neden 10 saniye daha kalsın?”
Değer önerisi;
Fiyat olabilir (erişilebilirlik)
Hız olabilir (aynı gün kargo)
Uzmanlık olabilir (belirli bir alanda otorite)
Deneyim olabilir (kolay iade, güçlü destek)
Burada önemli olan, her şeyi söylemeye çalışmamak. Net ve tek bir ana vaade odaklanan markalar, dijitalde daha hızlı büyür.
CMO’lar için kritik bir not: Değer önerisi net olmayan markalarda, reklam performansı düşer çünkü mesaj bulanıktır. Bu durum ROAS’ı doğrudan etkiler.
Satış Kanalları: Kendi Siteniz + Pazaryerleri
“Önce pazaryerinde mi başlayalım, yoksa kendi sitemizde mi?” sorusu sıkça sorulur. Doğru cevap çoğu zaman ikisi birliktedir; ancak roller net olmalıdır.
Pazaryerleri: Trafik ve hızlı satış
Kendi sitesi: Marka, veri ve kârlılık
Pazaryerleri kısa vadede satış getirir, ancak:
Komisyonlar yüksektir
Müşteri verisi sınırlıdır
Marka sadakati düşüktür
Kendi e-ticaret sitesi ise:
Daha yüksek marj sağlar
CRM ve tekrar satış imkânı sunar
Uzun vadeli marka değerini büyütür
Sağlıklı model, pazaryerlerini müşteri kazanım kanalı, kendi sitesini ise marka ve kâr merkezi olarak konumlandırmaktır. Bu ayrım yapılmadığında, tüm operasyon pazaryerlerine bağımlı hâle gelir.
Şirket Kurmadan E-Ticaret Yapılır mı? Resmi Gereklilikler
E-ticarete başlarken en sık yapılan hatalardan biri, yasal ve mali konuları “sonra hallederiz” düşüncesiyle ertelemektir. Oysa resmi altyapısı eksik bir e-ticaret operasyonu; ödeme alamama, reklam hesaplarının kapanması ve hukuki yaptırımlar gibi ciddi riskler barındırır. Marka sahibi ya da CMO perspektifinden bakıldığında bu alan, yalnızca muhasebenin değil işin sürdürülebilirliğinin konusudur.
Şahıs Şirketi, Limited, Anonim: Hangisi Mantıklı?
Türkiye’de e-ticaret yapan işletmelerin büyük bölümü şahıs şirketi ile başlar. Bunun temel nedeni, kurulum ve yönetim kolaylığıdır.
Şahıs şirketi: Hızlı kurulur, maliyeti düşüktür, küçük ve orta ölçekli operasyonlar için yeterlidir. Vergi oranları gelir arttıkça yükselir, bu nedenle büyüme aşamasında dikkatli planlama gerekir.
Limited şirket: Daha kurumsal yapı sunar, vergi oranı sabittir. Ciro yükseldikçe ve ekip büyüdükçe avantajlı hâle gelir.
Anonim şirket: Genellikle yatırım alma, ortaklı yapı veya büyük ölçekli operasyonlar için tercih edilir. Başlangıç aşamasında çoğu KOBİ için gereksizdir.
Pratikte en sık görülen senaryo şudur: Şahıs şirketiyle başla → hacim ve ekip büyüdükçe limited şirkete geç.
Bu geçiş planlanmadan yapılan e-ticaret yatırımları, ileride vergi ve operasyon tarafında tıkanmalara yol açar.
Vergi, KDV ve Stopaj Temelleri
E-ticarette fiyatlandırma hatalarının büyük bölümü, vergilerin doğru hesaplanmamasından kaynaklanır. Satış fiyatı belirlenirken aşağıdaki kalemler net şekilde görülmelidir:
KDV (ürün grubuna göre değişken)
Gelir vergisi / kurumlar vergisi
Stopaj (hizmet alımlarında)
Pazaryeri komisyonları (varsa)
Özellikle CMO’lar için kritik nokta şudur: Reklamdan gelen her satış “brüt gelir” değildir. Vergi ve komisyonlar düşüldükten sonra kalan tutar, pazarlama performansının gerçek sonucudur.
Bu nedenle ROAS, yalnızca reklam panelinden değil; net kârlılık üzerinden değerlendirilmelidir.
e-Fatura / e-Arşiv ve Muhasebe Altyapısı
Online satış yapan her işletme için fatura kesmek zorunludur.
Bireysel müşterilere yapılan satışlarda genellikle e-Arşiv Fatura
Kurumsal satışlarda e-Fatura kullanılır
Burada dikkat edilmesi gereken nokta, muhasebe altyapısının:
E-ticaret sitesiyle
Pazaryerleriyle
Kargo sistemleriyle
uyumlu çalışmasıdır. Manuel fatura kesilen yapılar, sipariş sayısı arttıkça operasyonu kilitler.
Sağlıklı bir e-ticaret operasyonunda muhasebe, arka planda sessizce çalışan bir sistem olmalıdır; satış ekibinin veya pazarlamanın yükü hâline gelmemelidir.
İade, Cayma Hakkı ve Mesafeli Satış Sözleşmesi
Tüketici mevzuatına göre, online alışverişlerde kullanıcıların 14 gün koşulsuz cayma hakkı vardır. Bu hak, satıcının inisiyatifinde değildir.
E-ticaret sitesinde açık ve net şekilde yer alması gereken belgeler:
Mesafeli satış sözleşmesi
Ön bilgilendirme formu
İade ve değişim politikası
Bu metinler yalnızca “yasal zorunluluk” değildir. Aynı zamanda satın alma kararını etkileyen güven unsurlarıdır. Belirsiz veya karmaşık iade süreçleri, satıştan önce kullanıcıyı kaybettirir.
KVKK ve Çerez Politikası Zorunlulukları
E-ticaret sitesi, kullanıcıdan veri toplar. Ad, adres, telefon, e-posta ve ödeme bilgileri; tamamı kişisel veri kapsamındadır. Bu nedenle:
KVKK aydınlatma metni
Açık rıza mekanizması
Çerez (cookie) politikası
zorunludur.
Özellikle reklam ve yeniden hedefleme yapan markalar için bu konu kritiktir. Eksik KVKK kurgusu, yalnızca hukuki değil; reklam hesaplarının askıya alınması gibi ticari riskler de doğurur.
E-Ticaret Altyapısı Seçimi
E-ticarette altyapı seçimi, çoğu zaman “hangi yazılım daha iyi?” sorusuna indirgenir. Oysa doğru soru şudur: Bu iş modeli, bu ekip ve bu büyüme hedefi için hangi altyapı daha sürdürülebilir?
Altyapı; yalnızca siteyi ayakta tutmaz, aynı zamanda pazarlama hızını, operasyonel esnekliği ve toplam maliyet yapısını belirler. Bu nedenle seçim, teknik bir tercih değil; iş kararıdır.
Hazır E-Ticaret Paketleri (SaaS)
Hazır e-ticaret paketleri (SaaS), özellikle hızlı yayına çıkmak isteyen markalar için güçlü bir başlangıç noktasıdır. Sunucu, güvenlik, güncelleme ve teknik bakım gibi konular sağlayıcı tarafından yönetilir.
Global ölçekte en bilinen örneklerden biri Shopify’dır. Benzer şekilde yerel pazarda da farklı SaaS çözümler bulunur.
Avantajları
Saatler içinde yayına çıkılabilir
Teknik bilgi ihtiyacı düşüktür
Güvenlik ve performans standartları hazır gelir
Küçük ekiplerle yönetilebilir
Dezavantajları
Aylık lisans maliyeti sabittir
Özelleştirme sınırları vardır
Uzun vadede toplam maliyet artabilir
Bazı veri ve entegrasyonlarda kısıt yaşanabilir
Marka sahibi veya CMO perspektifinden bakıldığında SaaS altyapılar, ilk fazda hız ve stabilite sağlar; ancak büyüme senaryosu netleşmeden uzun vadeli bağlanmak risklidir.
Açık Kaynak Altyapılar (WooCommerce, OpenCart vb.)
Açık kaynak altyapılar, daha fazla kontrol ve esneklik isteyen markalar için tercih edilir. Bu alanda en yaygın kullanılan çözüm WooCommerce’tir.
Avantajları
Lisans maliyeti yoktur
SEO ve içerik tarafında yüksek esneklik sunar
Tema ve eklenti ekosistemi geniştir
Pazaryeri, kargo ve muhasebe entegrasyonları çeşitlidir
Dezavantajları
Hosting ve güvenlik sorumluluğu markaya aittir
Yanlış yapılandırıldığında performans sorunları yaşanabilir
Teknik destek için ajans veya geliştirici ihtiyacı doğar
WooCommerce gibi açık kaynak çözümler, özellikle içerik + e-ticaret birlikte yürütülecekse ve SEO uzun vadeli bir büyüme kanalı olarak görülüyorsa güçlü bir alternatif sunar.
Özel Yazılım (Custom) Ne Zaman Gerekir?
Özel yazılım, genellikle “daha profesyonel” olduğu düşüncesiyle tercih edilir. Oysa pratikte özel yazılım yalnızca belirli koşullarda anlamlıdır:
Çok özel bir iş modeli varsa
Yoğun entegrasyon ihtiyacı bulunuyorsa
Yüksek trafik ve sipariş hacmi hedefleniyorsa
Teknik ekip şirket içinde yer alıyorsa
Aksi durumda özel yazılım; yüksek başlangıç maliyeti, uzun geliştirme süresi ve sürekli bakım ihtiyacı nedeniyle KOBİ’ler için yük hâline gelir. Birçok marka, bu nedenle daha sonra hazır veya açık kaynak altyapılara geri dönmek zorunda kalır.
Çoklu Dil / Çoklu Para Birimi İhtiyaçları
Yurt dışı satış hedefleyen markalar için altyapının çoklu dil ve çoklu para birimi desteği kritik önemdedir. Bu özellik yalnızca “çeviri” anlamına gelmez.
Dikkat edilmesi gereken noktalar:
Fiyatların yerel para birimine göre gösterilmesi
Vergi ve kargo hesaplarının ülkeye göre değişmesi
Ödeme yöntemlerinin lokal alışkanlıklara uygun olması
Bu ihtiyaçlar baştan planlanmadığında, site büyüdükçe yama çözümlerle ilerlemek zorunda kalınır ve kullanıcı deneyimi bozulur.
Ölçeklenebilirlik ve Performans Kriterleri
Altyapı seçerken en sık göz ardı edilen konu ölçeklenebilirliktir. İlk aylar sorunsuz çalışan bir site, trafik ve sipariş arttığında yavaşlayabilir veya kırılgan hâle gelebilir.
Değerlendirme yapılırken şu sorular sorulmalıdır:
Trafik 5 katına çıktığında site ne olur?
Aynı anda yüzlerce sipariş geldiğinde sistem dayanır mı?
Kampanya dönemlerinde performans düşer mi?
Ölçeklenebilirlik yalnızca teknik değil; iş sürekliliği meselesidir. Performans problemi yaşayan bir e-ticaret sitesi, reklam bütçesini de doğrudan boşa harcar.
omain, Hosting ve Teknik Kurulum
E-ticaret projelerinde en çok hafife alınan alanlardan biri teknik temeldir. Oysa domain’den hosting’e, SSL’den site hızına kadar alınan her karar; kullanıcı deneyimini, SEO performansını ve reklam verimliliğini doğrudan etkiler. Bu bölüm, “arka planda kalan ama işi taşıyan” teknik yapı taşlarını ele alır.
Alan Adı (Domain) Seçimi ve Marka Uyumu
Alan adı, markanın dijital dünyadaki ilk temas noktasıdır. Yanlış seçilmiş bir domain; pazarlama bütçesini yükseltir, marka hatırlanırlığını düşürür ve güven algısını zedeler.
İyi bir alan adı şu özellikleri taşır:
Kısa ve akılda kalıcıdır
Yazımı ve telaffuzu kolaydır
Marka ismiyle birebir veya güçlü şekilde ilişkilidir
Tire ve rakam içermez (istisnai durumlar hariç)
CMO’lar açısından domain, yalnızca teknik bir adres değil; marka yatırımıdır. Geçici bir kampanya sitesi gibi düşünülmemeli, uzun vadeli konumlandırma göz önünde bulundurulmalıdır.
Hosting Seçimi: Paylaşımlı, VPS, Bulut
Hosting, e-ticaret sitesinin performans omurgasıdır. Yanlış hosting tercihi; yavaş açılan sayfalar, ödeme hataları ve kampanya dönemlerinde çökme gibi sorunlara yol açar.
Temel hosting türleri:
Paylaşımlı hosting: Düşük maliyetlidir ancak kaynaklar paylaşılır. Başlangıç için kabul edilebilir olsa da büyüme için sınırlıdır.
VPS (Virtual Private Server): Daha fazla kontrol ve performans sunar. Orta ölçekli e-ticaret projeleri için dengeli bir çözümdür.
Bulut hosting: Trafik dalgalanmalarına karşı esnektir. Kampanya ve sezonluk yoğunluk yaşayan markalar için idealdir.
E-ticarette hosting seçimi yapılırken “bugünkü trafik” değil, 6–12 ay sonraki büyüme senaryosu dikkate alınmalıdır.
SSL Sertifikası ve HTTPS
SSL sertifikası, e-ticaret için opsiyonel değil; zorunludur. HTTPS olmayan siteler:
Tarayıcılar tarafından “güvensiz” olarak işaretlenir
Ödeme sistemleriyle entegre olamaz
SEO’da geriye düşer
Kullanıcı tarafında ise SSL, satın alma kararını doğrudan etkileyen bir güven sinyalidir. Adres çubuğundaki küçük kilit simgesi, dönüşüm oranı üzerinde düşündüğünüzden daha etkilidir.
Site Hızı ve Core Web Vitals
Site hızı, e-ticarette yalnızca teknik bir metrik değildir; satış metriklerinin tamamını etkiler. Yavaş açılan bir site:
Reklamdan gelen trafiği boşa harcar
Sepet terk oranını artırır
SEO performansını düşürür
Google’ın Core Web Vitals metrikleri (LCP, CLS, INP), 2026 itibarıyla hâlâ kritik önem taşır. Özellikle mobil performans, masaüstünden daha belirleyicidir.
İyileştirme tarafında en sık yapılan hatalar:
Aşırı büyük görseller
Kontrolsüz eklenti kullanımı
Optimize edilmemiş temalar
Teknik ekip veya ajansla çalışırken site hızı, “sonradan bakılacak” bir konu değil; kurulumun parçası olmalıdır.
Yedekleme ve Güvenlik Önlemleri
E-ticaret sitesi, yalnızca vitrin değil; aynı zamanda müşteri ve sipariş verisi barındıran bir sistemdir. Bu nedenle güvenlik ve yedekleme, operasyonel risk yönetiminin parçasıdır.
Olmazsa olmaz önlemler:
Günlük otomatik yedekleme
Güçlü parola ve kullanıcı yetkilendirme
İki faktörlü doğrulama (2FA)
Güvenlik duvarı ve saldırı önleme sistemleri
Bu önlemler genellikle “hiçbir şey olmadıkça” gereksiz gibi görünür. Ancak tek bir güvenlik problemi, aylarca süren marka emeğini bir anda riske atabilir.
asarım ve Kullanıcı Deneyimi (UX)
4
E-ticarette tasarım, estetik bir tercih değil; davranış yönlendirme aracıdır. Kullanıcı siteye girdiği anda bilinçli ya da bilinçsiz olarak şu sorulara cevap arar: “Aradığımı bulabilir miyim?”, “Buradan güvenle alışveriş yapabilir miyim?”, “Bu süreç beni yorar mı?”
Bu sorulara verilen yanıtlar, tasarım ve kullanıcı deneyimiyle şekillenir. Güzel ama karmaşık bir site satış yapmaz; sade, yönlendirici ve öngörülebilir bir deneyim satış yapar.
Mobil Uyumlu (Responsive) Tasarım
2026 itibarıyla e-ticaret trafiğinin büyük bölümü mobil cihazlardan gelir. Buna rağmen birçok site hâlâ masaüstü düşünülerek tasarlanır, mobil “sonradan uyarlanan” bir ekran olarak ele alınır. Bu yaklaşım doğrudan satış kaybına yol açar.
Mobil uyumlu tasarım:
Tüm butonların kolay tıklanabilir olmasını
Metinlerin yakınlaştırma gerektirmeden okunmasını
Ödeme adımlarının minimum eforla tamamlanmasını
sağlamalıdır.
CMO perspektifinden bakıldığında mobil UX, yalnızca tasarım değil; reklam yatırımının geri dönüşüyle ilgilidir. Mobilde kötü deneyim sunan bir site, en iyi kampanyayı bile boşa harcar.
Ana Sayfa Kurgusu ve Dönüşüm Odaklı Yerleşim
Ana sayfa, bir vitrin değildir; yönlendirme alanıdır. Kullanıcıya her şeyi göstermeye çalışmak yerine, doğru yere yönlendirmek gerekir.
Etkili bir ana sayfa kurgusunda:
Marka vaadi ilk ekranda net biçimde görünür
Öne çıkan ürün veya kategoriler hızlıca fark edilir
Sosyal kanıt (yorumlar, sayılar, iş birlikleri) yer alır
Net çağrı butonları (CTA) bulunur
Ana sayfa, özellikle ilk kez gelen kullanıcılar için “devam etmeye değer mi?” sorusunun cevabını verir. Bu cevap net değilse kullanıcı siteyi terk eder.
Kategori ve Filtreleme Yapısı
Kategori yapısı, kullanıcıların sitede kaybolmadan ilerlemesini sağlar. Fazla kategori, kafa karışıklığı yaratır; yetersiz kategori ise aranan ürünün bulunmasını zorlaştırır.
İyi bir kategori ve filtreleme yapısı:
Kullanıcının karar süresini kısaltır
Ürün karşılaştırmasını kolaylaştırır
Sepete ekleme oranını artırır
Filtreler; gerçekten kullanılan kriterlere göre kurgulanmalıdır. Her özelliği filtrelemek yerine, satın alma kararını etkileyen 4–5 ana filtre yeterlidir.
Ürün Sayfası Tasarımı: Görsel, Video, Varyant
Ürün sayfası, e-ticaret sitesinin satış sayfasıdır. Reklamdan veya aramadan gelen trafiğin kaderi burada belirlenir.
Etkili bir ürün sayfasında:
Yüksek çözünürlüklü ve tutarlı görseller
Ürünü kullanım senaryosuyla anlatan metin
Gerekliyse kısa ürün videoları
Net fiyat, kargo ve teslimat bilgisi
Güven unsurları (iade, garanti, destek)
yer almalıdır.
Ürün açıklamaları, teknik özellik listesi olmaktan çıkmalı; kullanıcıya “bunu neden almalıyım?” sorusunun cevabını vermelidir.
Sepet ve Checkout Optimizasyonu
Checkout süreci, dönüşümün en kırılgan noktasıdır. Kullanıcı burada yorulursa ya da şüpheye düşerse, sepetteki tüm emek boşa gider.
Dönüşüm dostu bir checkout için:
Misafir ödeme seçeneği sunulmalı
Form alanları minimumda tutulmalı
Toplam tutar ve ek masraflar net gösterilmeli
Ödeme adımları açıkça belirtilmeli
Her ek adım, her belirsiz ifade; sepet terk oranını artırır. Bu nedenle checkout, “tasarımın” değil; kullanıcı psikolojisinin alanıdır.
Ürün ve Katalog Yönetimi
E-ticarette satışın sürdürülebilirliği, yalnızca pazarlama performansına değil; ürün ve katalog yönetiminin disiplinine bağlıdır. İyi kurgulanmamış bir ürün yapısı, satış arttıkça daha fazla sorun üretir. Stok hataları, yanlış gönderimler ve iade oranları çoğu zaman bu aşamada yapılan eksiklerden kaynaklanır.
Ürün Fotoğrafı ve İçerik Üretimi
Ürün fotoğrafı, kullanıcıyla kurulan ilk temas noktasıdır. Fiziksel mağazada ürüne dokunamayan kullanıcı, kararını büyük ölçüde görseller üzerinden verir. Bu nedenle fotoğraflar yalnızca “güzel” değil, bilgi verici olmalıdır.
Etkili ürün görselleri:
Aynı arka plan ve ışık düzeniyle çekilmiş
Farklı açılardan ürünü gösteren
Ölçek ve detay algısını destekleyen
olmalıdır.
Fotoğraf kalitesinin düşük olduğu sitelerde, fiyat avantajı bile satış için yeterli olmaz. Özellikle CMO’lar için bu konu, içerik bütçesinin performansa doğrudan etki eden bir kalemidir.
Ürün Başlığı ve Açıklaması SEO’su
Ürün başlıkları ve açıklamaları, yalnızca arama motorları için değil; kullanıcı karar süreci için yazılmalıdır. Arama motoru uyumu, okunabilirliği bozacak şekilde kurgulanmamalıdır.
İyi bir ürün başlığı:
Ürünü net tanımlar
Ayırt edici özelliği içerir
Gereksiz kelime kalabalığı barındırmaz
Ürün açıklamaları ise teknik özellik listesinden ibaret olmamalı; kullanım senaryosu, fayda ve beklenti yönetimi içermelidir. Bu yaklaşım, hem SEO performansını hem de dönüşüm oranını olumlu etkiler.
Stok ve Varyant Yönetimi (Renk, Beden vb.)
Stok yönetimi, e-ticarette en fazla operasyonel problem yaratan alanlardan biridir. Renk, beden veya model gibi varyantların doğru tanımlanmaması; yanlış siparişlere ve yüksek iade oranlarına yol açar.
Sağlıklı bir varyant yapısında:
Her varyant ayrı stok olarak takip edilir
Tükenen varyant net şekilde gösterilir
Kullanıcı, seçtiği varyanttan emin olur
Stok bilgisinin güncel olmaması, yalnızca müşteri memnuniyetini değil; marka güvenini de zedeler.
Toplu Ürün Yükleme (Excel/XML)
Ürün sayısı arttıkça manuel ürün ekleme sürdürülemez hâle gelir. Bu noktada Excel veya XML tabanlı toplu yükleme sistemleri devreye girer.
Toplu ürün yükleme:
Zaman tasarrufu sağlar
Hata oranını düşürür
Pazaryeri entegrasyonlarını kolaylaştırır
Ancak bu sistemlerin doğru çalışması için ürün veri yapısının baştan doğru kurgulanması gerekir. Aksi hâlde her güncelleme yeni bir problem doğurur.
Fiyat, İndirim ve Kampanya Kuralları
E-ticarette sürekli indirim yapmak, kısa vadede satış getirse de uzun vadede marka değerini zedeler. Kullanıcı, gerçek fiyatı algılayamaz ve indirim olmayan dönemlerde satın alma davranışı düşer.
Sağlıklı bir kampanya kurgusunda:
İndirim dönemleri sınırlıdır
Kampanya gerekçesi nettir
Kâr marjı korunur
Özellikle KOBİ’ler için fiyat yönetimi, yalnızca satış değil; nakit akışı açısından da kritik öneme sahiptir.
Ödeme Sistemleri ve Güven
E-ticarette kullanıcıların en hassas olduğu nokta ödeme aşamasıdır. Ürün ne kadar iyi, fiyat ne kadar rekabetçi olursa olsun; ödeme sürecinde güven oluşmazsa satış tamamlanmaz. Bu nedenle ödeme sistemleri, yalnızca teknik bir entegrasyon değil; doğrudan dönüşüm faktörüdür.
Sanal POS Başvurusu ve Onay Süreci
Online ödeme alabilmek için sanal POS entegrasyonu gerekir. Bankalar ve ödeme kuruluşları, başvuru sırasında belirli kriterleri inceler:
Şirket bilgileri ve vergi levhası
E-ticaret sitesinin yayında olması
Mesafeli satış sözleşmesi ve iade politikaları
Ürün ve hizmetin yasal uygunluğu
Onay süreci genellikle birkaç gün ile birkaç hafta arasında değişir. Bu süreçte yapılan en büyük hata, site henüz hazır değilken başvuru yapmaktır. Eksik veya belirsiz içerikler, başvurunun reddedilmesine yol açabilir.
CMO’lar için kritik nokta şudur: Ödeme altyapısı geciken bir proje, pazarlama takvimini de geciktirir.
Ödeme Yöntemleri: Kredi Kartı, Havale/EFT, Kapıda Ödeme
Kullanıcıların ödeme alışkanlıkları farklıdır. Bu nedenle tek bir yönteme bağlı kalmak, potansiyel satışları kaçırmak anlamına gelir.
En yaygın yöntemler:
Kredi kartı: En hızlı ve en çok tercih edilen yöntem
Havale/EFT: Özellikle yüksek tutarlı alışverişlerde tercih edilir
Kapıda ödeme: Güven eşiği yüksek olmayan kullanıcılar için caziptir
Ancak her ek ödeme yöntemi, beraberinde operasyonel maliyet ve risk getirir. Kapıda ödeme örneğinde; iade oranları ve kargo maliyetleri mutlaka hesaba katılmalıdır.
3D Secure ve Fraud Önleme
3D Secure, kullanıcıyı bankası üzerinden doğrulayan ek bir güvenlik katmanıdır. Her ne kadar bazı durumlarda ödeme adımını uzatsa da, sahte işlemleri büyük ölçüde engeller.
Fraud (dolandırıcılık) riski özellikle:
Yüksek tutarlı ürünlerde
Yeni açılmış sitelerde
Kampanya dönemlerinde
artar. Bu nedenle 3D Secure kullanımı, kısa vadeli dönüşüm kaybına rağmen uzun vadede operasyonu korur.
Taksit ve Komisyon Yönetimi
Taksitli satış, sepet tutarını artıran güçlü bir araçtır. Ancak taksit sayısı arttıkça banka komisyonları da yükselir. Bu durum, kâr marjını doğrudan etkiler.
Sağlıklı bir taksit politikası:
Ürün marjına göre belirlenir
Her ürün için aynı uygulanmaz
Kampanya dönemlerinde stratejik olarak kullanılır
Taksit seçenekleri belirlenirken “satışı artırmak” kadar, satış sonrası kârlılığı korumak da göz önünde bulundurulmalıdır.
Güven Damgaları ve Kullanıcı Güveni
Online alışverişte güven, çoğu zaman küçük detaylarla oluşur. SSL sertifikası, açık iletişim bilgileri ve net iade politikaları kadar; güven damgaları da bu algıyı destekler.
Kullanıcı açısından güveni artıran unsurlar:
SSL ve HTTPS kullanımı
Açık adres ve iletişim bilgileri
Şeffaf iade ve değişim koşulları
Bilinen ödeme altyapıları
Bu unsurlar, özellikle ilk kez alışveriş yapan kullanıcılar için karar hızlandırıcı rol oynar.
Kargo, Lojistik ve Operasyon
E-ticarette satış, ödeme alındığı anda bitmez; asıl deneyim o noktadan sonra başlar. Kullanıcı için markayla temas, kargonun teslim edilmesiyle hatta gerekirse iade süreciyle tamamlanır. Bu yüzden kargo ve operasyon, yalnızca “arka ofis” işi değil; marka algısını belirleyen ana faktörlerden biridir.
Kargo Anlaşması Yapma ve Ücretlendirme
Kargo maliyetleri, e-ticarette kârı en hızlı eriten kalemlerden biridir. Özellikle hacim büyüdükçe standart tarifelerle çalışmak sürdürülemez hâle gelir.
Sağlıklı bir kargo anlaşması için:
Aylık gönderi hacmi gerçekçi şekilde öngörülmeli
Desi hesaplamaları ürün bazında analiz edilmeli
Teslimat süreleri yazılı olarak netleştirilmeli
“Kargo bedava” söylemi ise her zaman doğru strateji değildir. Çoğu marka için daha sürdürülebilir olan yaklaşım, kargo maliyetini ürün fiyatına dengeli şekilde yedirmek veya belirli sepet tutarının üzerinde ücretsiz kargo sunmaktır.
Depo ve Paketleme Süreçleri
Paketleme, çoğu markanın göz ardı ettiği ama müşteri deneyimini doğrudan etkileyen bir aşamadır. Düzensiz, özensiz veya hatalı paketleme; iade oranlarını artırır ve marka algısını zedeler.
Etkili bir paketleme süreci:
Ürünü koruyacak şekilde tasarlanmış
Marka kimliğini yansıtan
Teslimat sırasında zarar riskini minimize eden
bir yapı üzerine kurulmalıdır.
Marka sahibi perspektifinden bakıldığında paketleme, bir maliyet kalemi değil; ilk fiziksel temas noktasıdır.
Sipariş Yönetimi ve Otomasyon
Sipariş sayısı arttıkça manuel yönetim mümkün olmaktan çıkar. Sipariş → fatura → kargo → bilgilendirme adımlarının otomatik çalışması gerekir.
Otomasyonun sağladığı faydalar:
Hata oranını düşürür
Operasyon hızını artırır
Müşteri memnuniyetini yükseltir
Özellikle pazaryerleriyle birlikte satış yapan markalar için sipariş otomasyonu, operasyonu ayakta tutan temel sistemdir.
İade ve Değişim Süreçleri
İade, e-ticaretin kaçınılmaz bir parçasıdır. İade sürecini zorlaştırmak, kısa vadede maliyeti düşürse de uzun vadede markaya zarar verir.
Sağlıklı bir iade süreci:
Net ve kolay anlaşılır
Kullanıcıyı suçlamayan
Süreç boyunca bilgilendirme yapan
bir yapıda olmalıdır.
CMO’lar için önemli bir gerçek: Kolay iade sunan markalar, daha yüksek tekrar satın alma oranı yakalar.
Teslimat Süresi ve Müşteri Bilgilendirmeleri
Kullanıcılar, sipariş verdikten sonra belirsizlik yaşamak istemez. Kargo süreciyle ilgili eksik bilgilendirme, destek taleplerini artırır ve memnuniyetsizlik yaratır.
Bu nedenle:
Sipariş alındı
Kargoya verildi
Teslim edildi
gibi adımların otomatik bildirimlerle paylaşılması gerekir. Bu küçük detaylar, destek yükünü azaltır ve güven hissini artırır.
Pazaryerleri ile Entegrasyon
Pazaryerleri, e-ticarette en hızlı satış getiren kanallardan biridir. Ancak yanlış konumlandırıldığında, markanın kârlılığını ve kontrolünü zayıflatır. Bu nedenle pazaryerleriyle entegrasyon, “her yerde olalım” refleksiyle değil; net bir rol dağılımı ile ele alınmalıdır.
Marka sahipleri ve CMO’lar için temel soru şudur: Pazaryerleri ana iş mi, yoksa destekleyici kanal mı olacak?
Trendyol, Hepsiburada, Amazon, n11 Entegrasyon Mantığı
Türkiye’de e-ticaret yapan markaların büyük bölümü şu pazaryerlerinde yer alır: Trendyol, Hepsiburada, Amazon ve n11.
Bu platformlar:
Yüksek trafik
Hazır müşteri kitlesi
Güven algısı
sağlar. Ancak bunun karşılığında:
Komisyon ödenir
Müşteri verisi sınırlıdır
Marka iletişimi kısıtlıdır
Bu nedenle pazaryerleri, özellikle başlangıç aşamasında hacim ve görünürlük için kullanılırken; uzun vadede kendi e-ticaret sitesinin önüne geçmemelidir.
Stok ve Fiyat Senkronizasyonu
Pazaryerleriyle çalışırken en kritik operasyonel konu senkronizasyondur. Stok ve fiyat bilgileri manuel yönetildiğinde:
Fazla satış (stok yokken sipariş)
Yanlış fiyatlama
İptal ve ceza puanları
kaçınılmaz hâle gelir.
Bu nedenle entegrasyon sistemleriyle:
Stoklar gerçek zamanlı güncellenmeli
Kampanyalar kanal bazlı yönetilmeli
Fiyat farklılıkları bilinçli şekilde kurgulanmalıdır
Aksi hâlde pazaryerleri, satış kanalı olmaktan çıkıp operasyonel yük hâline gelir.
Pazaryeri Komisyonları ve Kârlılık Hesabı
Pazaryerleri, satış başına komisyon alır. Bu komisyonlar kategoriye göre değişir ve çoğu zaman kargo, reklam ve kampanya maliyetleriyle birleştiğinde ciddi bir yük oluşturur.
Sağlıklı bir kârlılık hesabı için:
Her pazaryeri ayrı ayrı değerlendirilmelidir
Reklamlı satışlar ayrıca analiz edilmelidir
Net kâr, ciro üzerinden değil; tüm maliyetler düşüldükten sonra hesaplanmalıdır
CMO’lar için kritik içgörü şudur: Pazaryerinde yüksek ciro, her zaman başarılı performans anlamına gelmez.
Kargo ve Fatura Entegrasyonları
Pazaryerleri, kargo ve fatura süreçlerinde belirli standartlar dayatır. Bu standartlara uyum sağlanmadığında:
Sipariş iptalleri
Geç teslimat cezaları
Satıcı puanı düşüşleri
yaşanır.
Bu nedenle e-ticaret altyapısı, pazaryerlerinin:
Kargo firmaları
Fatura formatları
Teslimat SLA’leri
ile uyumlu çalışmalıdır. Entegrasyonlar burada yalnızca hız değil, uyum ve süreklilik sağlar.
Çok Kanallı (Omnichannel) Satış Stratejisi
Çok kanallı satış, her yerde aynı ürünü satmak değildir. Asıl amaç, kullanıcının hangi kanaldan gelirse gelsin aynı marka deneyimini yaşamasıdır.
Başarılı bir omnichannel kurguda:
Pazaryerleri yeni müşteri kazanım aracı olarak kullanılır
Kendi sitesi tekrar satın alma ve sadakat merkezi olur
Fiyat, iletişim ve teslimat vaatleri tutarlıdır
Bu yaklaşım, markayı pazaryerlerine bağımlı olmaktan çıkarır ve uzun vadede kendi verisiyle büyüyen bir yapıya taşır.
SEO: E-Ticaret Sitesi İçin Arama Motoru Optimizasyonu

E-ticarette SEO, çoğu zaman “blog yazalım, trafik gelsin” yaklaşımıyla ele alınır. Oysa sürdürülebilir organik büyüme; site mimarisi, kategori–ürün kurgusu ve teknik altyapının birlikte çalışmasıyla mümkündür. SEO burada bir pazarlama taktiği değil, uzun vadeli maliyet düşürme stratejisidir.
Anahtar Kelime Araştırması: Kategori ve Ürün Bazlı
E-ticaret SEO’sunda başlangıç noktası blog değil; kategori ve ürün sayfalarıdır. Çünkü satın alma niyeti en yüksek aramalar bu sayfalara yöneliktir.
Sağlıklı bir anahtar kelime kurgusu:
Kategori seviyesinde geniş ama niyetli kelimeleri
Ürün seviyesinde spesifik ve dönüşüm odaklı kelimeleri
Blog tarafında ise bilgi + karşılaştırma içeriklerini hedefler
Örneğin “koşu ayakkabısı” ile “su geçirmez trail koşu ayakkabısı” aynı trafik değerine sahip değildir. İkincisi daha düşük hacimli olabilir; ancak dönüşüm potansiyeli çok daha yüksektir.
CMO’lar için önemli içgörü: SEO trafiği, reklamdan farklı olarak her tıklama için maliyet üretmez. Bu yüzden doğru anahtar kelimeler, zaman içinde pazarlama bütçesini rahatlatır.
Site Mimarisi ve URL Yapısı
Site mimarisi, hem arama motorları hem de kullanıcılar için yol haritasıdır. Karmaşık ve derin yapılar, taranabilirliği ve bulunabilirliği düşürür.
İdeal bir e-ticaret mimarisinde:
Ana kategoriler üst seviyede yer alır
Alt kategoriler mantıksal olarak ayrılır
Ürünlere 2–3 tıklamayla ulaşılır
URL yapıları ise:
Kısa
Anlaşılır
Anahtar kelimeyle uyumlu
olmalıdır. Rastgele oluşturulmuş veya parametre dolu URL’ler, SEO performansını zayıflatır.
Başlık (Title), Meta Açıklama ve Schema (Yapısal Veri)
Title ve meta açıklamalar, arama sonuçlarında kullanıcının siteyle ilk temas noktasıdır. Burada amaç yalnızca sıralama almak değil; tıklamayı kazanmaktır.
Etkili bir title:
Sayfanın ana konusunu net anlatır
Gereksiz kelime kalabalığı içermez
Markayı doğru konumda kullanır
Schema (yapısal veri) kullanımı ise:
Ürün fiyatı
Stok durumu
Yorum ve puanlar
gibi bilgilerin arama sonuçlarında görünmesini sağlar. Bu zengin sonuçlar, tıklama oranını ciddi şekilde artırabilir.
Teknik SEO: Canonical, Index, Robots, Sitemap
E-ticaret sitelerinde en sık yaşanan SEO problemleri tekniktir ve çoğu zaman fark edilmez. Filtreli sayfalar, varyant URL’leri ve kampanya kopyaları; kontrolsüz bırakıldığında kopya içerik sorunları yaratır.
Dikkat edilmesi gereken temel noktalar:
Canonical etiketlerinin doğru kullanımı
Gereksiz sayfaların indekslenmemesi
Robots.txt ile tarama kontrolü
Güncel ve temiz sitemap yapısı
Teknik SEO, kullanıcı tarafından görülmez; ancak arama motorlarının siteyi ne kadar ciddiye aldığını belirler.
Blog İçeriği ile Organik Trafik Artırma
Blog, e-ticarette satıştan uzak bir alan gibi görülse de doğru kurgulandığında satın alma yolculuğunun erken aşamasını besler.
Etkili blog içerikleri:
Karşılaştırmalar
Satın alma rehberleri
Kullanım senaryoları
Sık yapılan hatalar
üzerine kuruludur. Amaç, kullanıcıyı bilgiyle siteye çekmek ve doğru noktada ürünle buluşturmaktır.
SEO açısından bakıldığında blog, kategori ve ürün sayfalarına otorite ve bağlam kazandırır. Bu ilişki kurulmadığında blog trafiği satışa dönüşmez.
Dijital Pazarlama ve Satış Artırma
E-ticarette trafik her şey değildir. Doğru trafikten satış üretmek asıl meseledir. Dijital pazarlama burada bir “harcama kalemi” değil; doğru kurulduğunda ölçekleme aracı, yanlış kurulduğunda ise bütçe yakan bir çukurdur.
Google Ads: Arama ve Alışveriş (Shopping) Kampanyaları
Google Ads, e-ticarette satın alma niyetinin en yüksek olduğu kanaldır. Çünkü kullanıcı zaten bir ürün arayışıyla gelir.
Arama ve Shopping kampanyaları:
Ürün arayan kullanıcıyı yakalar
Sepete en yakın trafiği getirir
Kısa vadede satış üretir
Ancak en sık yapılan hata, tüm ürünleri aynı kampanyada yönetmektir. Oysa:
Yüksek marjlı ürünler
En çok satanlar
Yeni ürünler
ayrı stratejiyle ele alınmalıdır. Aksi hâlde bütçe, potansiyeli düşük ürünlerde erir.
CMO perspektifinden bakıldığında Google Ads, “hep açık” bir kanal değil; veriyle yönetilmesi gereken dinamik bir sistemdir.
Meta (Instagram/Facebook) Reklamları: Dönüşüm ve Yeniden Hedefleme
Meta reklamları, çoğu zaman yanlış beklentiyle kullanılır. Instagram’da gezen bir kullanıcı, ürün aramak için değil; zaman geçirmek için oradadır. Bu nedenle Meta’nın gücü doğrudan satıştan çok:
Marka görünürlüğü
Ürün keşfi
Yeniden hedefleme
alanlarında ortaya çıkar.
Özellikle sepet terk eden kullanıcılar, siteyi ziyaret edip satın almayanlar ve mevcut müşteriler için Meta reklamları yüksek geri dönüş sağlar. Buradaki anahtar, kullanıcıyı ilk temasta değil; doğru temas noktasında satışa yönlendirmektir.
Influencer ve UGC Stratejileri
2026 itibarıyla kullanıcılar, reklamlardan çok gerçek deneyimlere güvenir. Influencer ve UGC (User Generated Content) stratejileri bu yüzden önemlidir.
Burada kritik nokta, takipçi sayısı değil; hedef kitle uyumudur. Küçük ama doğru kitleye hitap eden içerikler, büyük hesaplardan daha etkili olabilir.
UGC içerikler:
Reklam kreatifi olarak kullanılır
Ürün sayfalarında güven unsuru yaratır
Sosyal kanıt üretir
Bu içerikler, özellikle performans reklamlarında dönüşüm oranını ciddi şekilde artırır.
E-Posta Pazarlaması ve Otomasyon (Sepet Terk)
E-posta, e-ticarette en çok ihmal edilen ama en kârlı kanallardan biridir. Çünkü burada reklam maliyeti yoktur; elinizdeki kullanıcıyla tekrar iletişime geçersiniz.
Temel otomasyonlar:
Sepet terk e-postaları
Hoş geldin serileri
Tekrar satın alma hatırlatmaları
Bu akışlar doğru kurulduğunda, toplam cironun önemli bir kısmı ekstra reklam harcaması olmadan gelir.
Kupon, Bundle ve Sadakat Programları
Sürekli indirim yapmak yerine, satın alma davranışını yönlendiren teşvikler daha sağlıklıdır:
Bundle (ürün paketleri)
İlk alışverişe özel kuponlar
Sadakat ve puan sistemleri
Bu yapı, hem sepet tutarını yükseltir hem de kullanıcıyı fiyata değil, markaya bağlar.
Analitik ve Dönüşüm Optimizasyonu (CRO)
E-ticarette büyüme, yalnızca “daha fazla trafik” ile gelmez. Çoğu zaman aynı trafikle daha fazla satış yapmak mümkündür. Bunun yolu da analitik ve CRO’dan geçer.
Google Analytics Kurulumu ve Temel Takipler
Analytics, yalnızca ziyaretçi sayısını görmek için değil; karar almak için kullanılır. Trafiğin nereden geldiği, hangi sayfanın satış getirdiği, nerede kayıp yaşandığı net biçimde görülmelidir.
Takip edilmesi gereken temel veriler:
Trafik kaynakları
Dönüşüm oranı
Ortalama sepet tutarı
Satın alma yolu
Bu veriler olmadan yapılan optimizasyon, tahminden öteye geçmez.
Dönüşüm Hunisi ve Sepet Terk Analizi
Kullanıcıların hangi adımda siteyi terk ettiğini bilmeden iyileştirme yapılamaz. Ürün sayfası mı sorunlu, sepet mi, ödeme mi?
Bu analizler sayesinde:
Gereksiz adımlar kaldırılır
Mesajlar netleştirilir
Dönüşüm oranı artar
A/B Testleri ve Landing Page Optimizasyonu
Küçük değişiklikler büyük fark yaratabilir:
Buton rengi
Başlık metni
Görsel sıralaması
A/B testleri, “bence” yerine veriye dayalı karar almayı sağlar. Bu yaklaşım, özellikle CMO’lar için ölçeklenebilir büyümenin temelidir.
KPI’lar: ROAS, CAC, LTV, AOV
E-ticarette her şey bu metriklere bağlanır:
ROAS: Reklamın geri dönüşü
CAC: Müşteri kazanım maliyeti
LTV: Müşteri yaşam boyu değeri
AOV: Ortalama sepet tutarı
Bu KPI’lar birlikte değerlendirilmediğinde, yüksek satış rakamları yanıltıcı olabilir.
Müşteri Hizmetleri ve İtibar Yönetimi
E-ticarette satıştan sonra başlayan süreç, markanın gerçek sınavıdır. Kargo, iade, gecikme ve iletişim, müşteri gözünde markanın kalitesini doğrudan belirler.
Canlı Destek, WhatsApp ve Ticket Sistemi
Hızlı erişilebilir destek kanalları, özellikle KOBİ’ler için rekabet avantajıdır. WhatsApp Business ve canlı destek entegrasyonları, dönüşüm kadar memnuniyet skorunu da yükseltir.
SSS ve Kargo / İade Bilgilendirmeleri
Sıkça sorulan sorular sayfası yalnızca destek yükünü azaltmaz; satın alma öncesi tereddütleri de ortadan kaldırır. Net iade şartları, güven algısını güçlendirir.
Yorumlar ve Sosyal Kanıt (Review) Yönetimi
Ürün yorumları, e-ticarette en güçlü ikna araçlarından biridir. Olumsuz yorumları silmek yerine yanıtlamak, markanın şeffaflığını gösterir.
Şikayet Süreçleri ve Kriz Yönetimi
Şikayet platformlarında sessiz kalan markalar itibar kaybeder. Hızlı, çözüm odaklı ve kamuya açık yanıtlar krizleri fırsata çevirebilir.
Müşteri Memnuniyeti ve Tekrar Satın Alma
E-ticarette sürdürülebilir büyüme, ilk satıştan değil tekrar satıştan gelir. Memnuniyet odaklı süreçler, yaşam boyu müşteri değerini artırır.
E-Ticaret Sitesi Kurma Maliyeti ve Bütçe Planı
E-ticaret yatırımı tek seferlik değil, sürekli optimize edilen bir bütçedir.
Altyapı Ücretleri ve Lisans Maliyetleri
Hazır altyapılar aylık ücretlerle çalışırken, açık kaynak çözümler ilk kurulumda daha düşük ama bakımda maliyetlidir.
Tasarım ve Yazılım Geliştirme Giderleri
Hazır tema ile özel tasarım arasındaki fark yalnızca görsel değil, dönüşüm performansıdır.
Ödeme ve Kargo Komisyonları
Komisyonlar genellikle göz ardı edilir; ancak toplam kârlılığı doğrudan etkiler. Bu nedenle fiyatlama bu maliyetleri kapsamalıdır.
Reklam ve Pazarlama Bütçesi
Yeni kurulan e-ticaret sitelerinde ilk 3–6 ay reklam bütçesi, altyapı maliyetlerinden daha belirleyicidir.
Operasyon ve İnsan Kaynağı Maliyetleri
Sipariş arttıkça manuel operasyon sürdürülemez hale gelir. Erken otomasyon, uzun vadede maliyeti düşürür.
Lansman ve İlk 30 Gün Planı
E-ticarette ilk izlenim, çoğu zaman kalıcıdır.
Soft Launch ve Test Siparişi Kontrol Listesi
Site yayına alınmadan önce test siparişleri, ödeme ve kargo süreçlerindeki hataları görünür kılar.
İlk Kampanya ve Lansman İndirimi Kurgusu
Lansman indirimi yalnızca fiyat avantajı değil, trafik ve veri toplama aracıdır.
İlk Trafik Kaynakları ve Hızlı Satış Taktikleri
Mevcut müşteri listeleri, sosyal medya ve küçük bütçeli reklamlar ilk satışlar için en hızlı kanallardır.
Stok, Kargo ve İade Hazırlıkları
İlk yoğunlukta yaşanan aksaklıklar, marka algısını kalıcı olarak zedeleyebilir.
İlk Ay Raporlama ve İyileştirme
İlk 30 gün, satıştan çok öğrenme dönemidir. Veriler doğrultusunda hızlı optimizasyon yapılmalıdır.
Sık Yapılan Hatalar ve Kaçınma Yolları
Birçok e-ticaret projesi teknik değil, stratejik hatalar nedeniyle başarısız olur.
Yanlış Niş Seçimi ve Marj Problemleri
Yüksek hacimli ama düşük kârlı ürünler, operasyonu zorlaştırır.
Yavaş Site ve Kötü Mobil Deneyim
Mobilde yavaş açılan siteler, reklam bütçesini boşa harcar.
Eksik Ürün İçeriği ve Fotoğraf Kalitesi
Zayıf görsel ve açıklamalar, fiyat rekabetini tek silah haline getirir.
Kargo Ücretleri ve İade Sürecinde Belirsizlik
Son adımda çıkan sürpriz kargo ücretleri sepet terkini artırır.
Ölçümleme Olmadan Reklam Harcaması
Takip edilmeyen reklam, yatırım değil giderdir.
FAQ: E-Ticaret Sitesi Açma Hakkında En Çok Sorulan Sorular
E-ticaret sitesi açmak için şirket kurmak şart mı?
Sürekli satış için evet. Vergisel yükümlülükler nedeniyle şirket gereklidir.
E-ticaret sitesi kurma maliyeti ne kadar?
Başlangıç seviyesinde 20.000 – 50.000 TL aralığı gerçekçidir.
Hazır altyapı mı WooCommerce mi daha iyi?
Hız ve operasyon için hazır altyapı; esneklik için WooCommerce tercih edilir.
Sanal POS nasıl alınır, kaç günde onaylanır?
Genellikle 3–10 iş günü arasında tamamlanır.
E-ticaret için hangi kargo firmasıyla anlaşmalı?
Hacme göre değişir; tek firma yerine alternatifli yapı önerilir.
E-fatura ve e-arşiv zorunlu mu?
Belirli ciroyu aşan işletmeler için zorunludur.
İade ve cayma hakkı nasıl uygulanır?
14 gün koşulsuz cayma hakkı yasal zorunluluktur.
E-ticaret sitesi SEO’su nasıl yapılır?
Kategori ve ürün bazlı anahtar kelime, teknik SEO ve içerik birlikte yürütülmelidir.
Ürün fotoğrafları ve açıklamaları satışları nasıl etkiler?
Doğrudan dönüşüm oranını belirler; fiyat kadar kritiktir.
Pazaryerinde mi yoksa kendi sitemde mi başlanmalı?
Kısa vadede pazaryeri, uzun vadede kendi site daha değerlidir.
3D Secure gerekli mi?
Zorunlu değildir ancak güven ve chargeback yönetimi için önerilir.
En çok satan ürünler nasıl bulunur?
Talep verisi, pazaryeri trendleri ve reklam testleriyle belirlenir.
Sonuç
E-ticaret sitesi kurmak, teknik bir proje değil; strateji, operasyon ve pazarlamanın birleştiği bir iş modelidir. Doğru planlama, gerçekçi bütçe ve sürdürülebilir süreçler olmadan yapılan yatırımlar kısa sürede tıkanır.
Bu rehber, marka sahipleri, KOBİ’ler ve CMO’lar için 0’dan ölçeklenebilir bir e-ticaret yapısı kurmanın tüm kritik noktalarını tek çatı altında toplamak amacıyla hazırlandı.
























